Çocukların psikolojik danışmanlık alma süreci; çocuk, aile, öğretmen ve çocuk psikoloğunun iş birliğinde ilerlemektedir. Psikolojik destek almak, çocuğun bir beceri kazanacağı kursa gitmesinden oldukça farklıdır. Çocuğunuzu resim, bale, futbol, tenis kursuna götürürseniz çocuğunuzun ilgisi, isteği, yeteneği ve öğretmenin yeterliliği, çocukla kurduğu ilişkiye göre becerisinde gelişim gözlemlenir. Ancak söz konusu çocukluk dönemi psikolojik danışmanlıksa, en az sorumluluğu olan çocuktur. Çocuk psikoloğu, ihtiyaca yönelik çalışma şeklini belirler, süreçteki gelişmelere göre gerekli düzenlemeleri yapar (Oyun terapisi, EMDR, Bilişsel Davranışçı Terapi, Sanat Terapisi ve Dışavurumcu Terapiler), çocukla terapötik ilişkiyi kurar, aileye yol gösterir, ev içi önerilerde bulunur. Aile, düzenli olarak görüşmelere çocuğunu getirir, öneriler doğrultusunda ebeveynlik tutumlarını ve yaşam düzenlemelerini gerçekleştirir. Öğretmen, çocuğun danışmanlık süreciyle ilgili bilgi edinir, gözlemlerini ve beklentilerini çocuğun ihtiyaçlarına göre yeniler.
Çocukluk döneminde en çok yardım alınan konular; gece alt ıslatması, tırnak yeme, ekran ve oyun bağımlılığı, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, kardeş ilişkileri, ayrılık kaygısı, gece korkuları, tikler, takıntılı davranışlar, öfke nöbetleri vb. Bu davranışların bazıları çocuğun yakınlarından birinin hastalanması ve ya ölümü, boşanma, kardeş doğumu, okul ya da öğretmen değişikliği gibi beklenmedik yaşam olaylarıyla başlayarak bir süre sonra kendiliğinden ortadan kaybolabilir. Çocuğun sosyal ilişkilerin bozulmaması, benlik algısının zedelenmemesi ve akademik süreci takip edebilmesi için gözlem sürecinde, gözlemlenen davranışın şiddetinin artarak devam ettiği görülüyorsa bir çocuk psikoloğundan destek almak önemlidir.
13 yıldır çocuklarla çalışan bir çocuk psikoloğu olarak motivasyonumu hep dinç tutan; çalıştığım çocuğun bir gün büyüyerek bir yetişkin olmasıdır. Bir insanın erken çocukluk yıllarında yapılan doğru yaklaşımlı müdahaleler onun hayat yolculuğunda her zaman eşlik edecektir. Edip Cansever'in dediği gibi "Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk, hiç bir yere gitmiyor".